"Kovid-19'a dair iyimser olmak için 6 neden"

Harward Üniversitesi'nden Joseph G. Allen, Washington Post gazetesi için bir yazı kaleme aldı

"Kovid-19'a dair iyimser olmak için 6 neden"

Amerika'daki Harvard Üniversitesi'nin T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu'nun Sağlıklı Binalar programının yöneticisi ve "Sağlıklı Binalar: İç Mekanlar Performansı ve Verimliliği Nasıl Artırır" kitabının ortak yazarı Joseph G. Allen, Washington Post gazetesi için "Kovid-19'a dair iyimser olmak için 6 neden" başlıkllı bir makale kaleme aldı. Independent Türkçe internet sitesinde İrem Oral imzasıyla çevirisi yayınlanan ilginç makale şöyle:

Artan vaka sayıları, hastaneye yatan insanlar ve fırlayan ölüm oranlarıyla dolu bu günler insana boğucu gelebilir. Bu fırtınayı atlatmamıza yardımcı olması için olumlu gelişmeleri de takip etmeliyiz. 
İşte bu krizin ortasında bize hala umut olduğunu hatırlatacak 6 olumlu gelişme: 

1- Aşıdan önce iyileştirici tedaviler (hastalığı en ciddi geçiren hastalar için halihazırda sahip olduklarımıza ilaveten) gelişecek. Ne zaman biri yeni koronavirüse yakalansa bağışıklık sistemi, kanda dolaşarak bulaşıcı istilacıları tespit eden antikorların da üretildiği bir savunma başlatır. Kanda dolaşan antikorlar gelecekteki bulaşmalara karşı bir miktar koruma da sağlar (Kovid-19 için bu korumanın ne kadar sürdüğünü hala bilmiyoruz). Bilim insanları artık bu antikorların klonlarını üretiyor. Monoklonal antikor dediğimiz bu klonların hem iyileştiricilikte hem de enfeksiyonu önlemekte etkili olduğu görülüyor. Kovid-19 için üretilen monoklonal antikorlar da koronavirüsün hücrelerimize girmek için kullandığı dikensi proteinlere saldıracak. Bunun önemi şu: Eğer virüsün hücrelere girmesini engellerseniz vücut içinde çoğalmasını da engellemiş olursunuz. 

2- Hızlı fakat düşük maliyetli tükürük testleri de yolda. Meslektaşlarım Michael Mina ve Laurence J. Kotlikoff'un da geçenlerde dikkat çektiği üzere bu testler koronavirüs konusunda çığır açacak. Neden mi? Çünkü bu testler evde yapılan gebelik testleri gibi, farklarıysa Kovid-19 için olmaları. Her gün evde yapabileceğiniz bir test düşünün, bir tüpe tükürdükten sadece birkaç dakika sonra size Kovid-19 sonucunuzu söylüyor. Üstelik sadece bir ila 5 dolar arası bir meblağ karşılığında. Böyle bir test, hele de erken teşhisin her şey olduğu pandemi koşullarında salgınları yavaşlatma kabiliyetimizi değiştirecektir. Aynı zamanda tüketici güveninin sağlanmasına yardım ederek bu ekonomik krizi de yavaşlatacaktır. Okula, işe veya bir Broadway müzikaline mi gitmek istiyorsunuz? Hızlı sonuç veren testinizin sonucunun negatif olduğunu gösterin, yeter. Bu testler mükemmel kesinlikte sonuç vermeyebilir ama mantığa aykırı gibi görünen kısmı şudur ki, mutlak isabetli olmaları da gerekmiyor. Doğruluktan daha önemli olan şey hız ve test yapma sıklığı. 

3- Tartışma sonunda bitti: Maskeler işe yarıyor. Tam üç ay sürdü ama sonunda maske takmak dünya genelinde moda oluyor. Bir zamanlar garip ve olağandışı olan şey (en azından Amerika Birleşik Devletleri'nde öyleydi) artık daha fazla kabul görüyor. Giderek daha fazla eyalet ve işletmede maske kullanımı zorunlu kılınıyor. Ve insanların sadece kendisini kötü göstermek için maske taktığını iddia eden başkanımız sağolsun, bir zamanlar siyasi olan şey hızla sağduyunun gerektirdiği şeylerden biri haline geliyor. Artık kırmızı eyaletlerde liderlerin maske kullanmaları için halkı teşvik ettiğine şahit oluyoruz. (Bütün maskeler eşit değildir. Bu yüzden iyi ki neyin iyi maske olup olmadığı konusunda belli bir yönlendirme mevcut.

4- Sonunda hava yoluyla bulaşmanın gerçekliğine dair fikir birliğine varıldı. Aylardır benimle aynı alandan bilim insanları bu konuda uyarılarda bulunuyordu (Ben de Şubat'ın başlarında bu konuda yazmış, daha yakın zamanda da hava yoluyla bulaşmanın süper-yayıcı olaylarla ilişkili olduğunu savunmuştum). Fakat Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri ile Dünya Sağlık Örgütü bunu onaylamamıştı. Bu hafta 239 bilim insanının imzaladığı ve DSÖ'yü hava yoluyla bulaşımı kabul etmeye çağıran bir mektupla rüzgar tersine döndü. Ve DSÖ de aynen ondan istenileni yaptı. Bu demek oluyor ki DSÖ ve diğer kurumlardan insanlara, virüsle mücadelede kullandıkları alet çantasına yeni bir tedbir daha eklemelerini öneren bol bol mesaj gelecek. Ve o tedbir de sağlıklı bina stratejileri, yani mesela binalarda daha yüksek havalandırma, daha iyi filtreleme ve taşınabilir hava temizleme cihazları kullanmak.

5- Kimi araştırmalar gösteriyor ki geçmişte koronavirüs kaynaklı soğuk algınlığına maruz kalmış olmak bazı insanlar için koruyucu rol oynayabiliyor. Bu büyük bir iddia ve bu konuda kesin bir karara varılmadığına dikkat çekerek sizi uyarmalıyım. Ama şu an birkaç çalışma yeni koronavirüse hiç maruz kalmamış insanların yüzde 20 ila 50'sinin vücudunda yeni virüse tepki veren ve T bellek hücreleri olarak bilinen bağışıklık hücrelerinden bulunduğunu gösteriyor. Bunun, önceki koronavirüslerden kaynaklanan soğuk algınlığı benzeri rahatsızlıklara önceden maruz kalmış olmaktan kaynaklandığına dair spekülasyonlar yürütülüyor. Bazı insanların neden diğerlerine göre hastalıkla daha iyi baş ettiğini veya kimileri hastalığı hiç yaymazken neden az sayıda kişinin hastalığı çok fazla insana bulaştırdığını hala bilmiyoruz. Ama bu bulgular bu sorulara da cevap verebilir. 


6- Aşı denemeleri iyi gidiyor gibi görünüyor. İlaç üreticileri çoktan Ekim itibariyle ilk dozları dağıtabileceklerini söyledi bile. Unutmayın ki aşının işe yarayacağı kesin değildi, dolayısıyla klinik deneylerin erken aşamalarda olumlu işaretler vermesi cesaret verici. Üstelik bunun yıldırım hızında gerçekleştiğini hatırlatmakta da fayda var. Eğer 12 ay içerisinde bir aşı çıkarsa bu, şimdiye dek en hızlı geliştirilmiş aşı olacak. Buraya çok önemli bir uyarı düşülmeli: Meslektaşım Juliette Kayyem insanları kurtaran şeyin aşılar değil, aşı yaptırmak olduğuna dikkat çekiyor. Aşı geliştikten sonra zorlu bir aşı üretim ve dağıtımı görevi devreye girecek. Dolayısıyla, her ne kadar aşı yönünden olumlu işaretler gelse de ve birkaç ay içinde elimize aşıların işe yaradığını gösteren verilerin gelmesi ihtimal dahilinde olsa da insanların gerçekten aşı olma fırsatı bulması için daha birkaç ay geçmesi gerekecek. 

Tarihte ilk kez dünyadaki hemen hemen her bilim insanı aynı soruna odaklanmış durumda. Ve bu gerçek kazançlar getirmeye başlıyor. 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER