Bilişim Suçları Yasası'nın iptali isteniyor

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir ve bazı yönetim kurulu üyeleri, dün yürürlüğe giren yasayla ilgili bugün Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nda (KTÖS) basın toplantısı düzenledi.

Bilişim Suçları Yasası'nın iptali isteniyor

 Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), Bilişim Suçları Yasası’nın iptali için Salı günü Anayasa Mahkemesi’nde dava açacağını ve yürürlüğünün durdurulması için ara emri başvurusunda bulunacağını açıkladı.

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir ve bazı yönetim kurulu üyeleri, dün yürürlüğe giren yasayla ilgili bugün Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nda (KTÖS) basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına sendika avukatı Tacan Reynar da katıldı.

KİŞMİR: “’YETMEZ AMA EVET’ DEMEYİ REDDEDİYORUZ”

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir basın toplantısında yaptığı konuşmada, Bilişim Suçları Yasası’yla ilgili komite sürecinde sendikanın görüşüne başvurulmadığını ifade etti.

“Yakın coğrafyamızda yaşananlar ders niteliğindedir” diyen Kişmir, “yetmez ama evet” demeyi reddettiklerini söyledi.

Ali Kişmir, Türkiye’de Bilişim Yasası’ndaki düzenlemeler gerekçesiyle çok sayıda gazetecinin hapis yattığını kaydetti.

Yasa Meclis’te görüşülürken kendisine ulaşan bazı CTP milletvekillerine, yasanın ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı yönündeki endişelerini anlattığını söyleyen Kişmir, yasanın geçmesi halinde milletvekillerinin yaşanacaklardan sorumlu olacağını ilettiğini ifade etti.

Kişmir, konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dan randevu istediklerini ancak bu talepleriyle ilgili kendilerine geri dönüş yapılmadığını söyledi.

Yasanın pandemi süreci olmasına rağmen hızla geçirildiğini dile getiren Kişmir, bu hızın diğer yasalar için de gösterilmesi temennisini ifade etti.

“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE TEHDİT”

İfade özgürlüğünü ve basın özgürlüğünün kırmızı çizgileri olduğunu kaydeden Kişmir, bu yasanın hem gazetecilerin hem de buna oy veren milletvekillerinin ifade özgürlüğüne tehdit olduğunu anlattı.

Kişmir, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve hükümete bu yasayı geçirirken gösterdikleri hızı, pandemi hastanesi için de göstermeye çağırdı.

REYNAR: “ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNE AYKIRI... EN TEMEL İNSAN HAKLARININ İHLALİ”

Sendikanın avukatı Tacan Reynar da pandemi sürerken Meclis’e alelacele geldiğini savunduğu Bilişim Suçları Yasası hakkında Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunacaklarını kaydetti.

Geçen Temmuz ayında BTHK’nın servis sağlayıcılarından bilgi toplama ve trafik akışını kontrol hazırlığı talebinde bulunduğunu söyleyen Reynar, bu bağlamda yasanın 18. maddesindeki şu ifadelere işaret etti:

“(Erişim sağlayıcı) sağladığı hizmetlere ilişkin trafik bilgilerini iki yıl süre boyunca KKTC sınırları içerisindeki sunucularda saklamakla ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla yükümlüdür.”

Bunun hem özel hayatın gizliliğine aykırı olduğunu hem de en temel insan haklarının ihlali olduğunu dile getiren Reynar, özellikle bu maddenin Anayasa Mahkemesi’ne götürülecek maddelerin başında geldiğini kaydetti.

Yasanın tefsir maddelerinde muğlaklıklar olduğunu, bunların başında bilişim verisi maddesi olduğunu ifade eden Reynar, bununla sosyal medyada paylaşılan bir karikatür ya da bir yorumun yasa kapsamına alındığını söyledi.

Yasanın herhangi bir suç dolayısıyla yapılacak soruşturmada polise kişinin telefon, bilgisayar gibi cihazlarına 24 saatliğine el koyma yetkisi verdiğini söyleyen Reynar, polisin eline ciddi yetkiler verildiğini belirtti.

Bazı vekillerin yasanın içindeki olumlu maddelere işaret ettiğini, buna çocuk pornosunu örnek veren avukat Tacan Reynar, bunlar olumlu olmakla birlikte bu konuların başka yasalarda da düzenlenebileceğini dile getirdi.

Yasada fikir ve sanat eserinden bahsedildiğini dile getiren Reynar, ülkede bir fikir ve sanat eserleri yasası olmadığına işaret etti.  

“MAHKEME KARARI OLMADAN ERİŞİM ENGELLENEBİLECEK”

Reynar, yasa uyarınca, mahkeme kararı olmaksızın BTHK tarafından erişimin engellenmesi kararı verilebileceğini de kaydetti.

Ülkede mevcut yasaların sosyal medyadaki paylaşımlar nedeniyle zem kadih davası açılmasına olanak verdiğini anlatan Reynar, bu konuda yasada yer alan maddelere de işaret etti.

“UZUN SÜRE KAFA YORULDU AMA HATALAR VAR”

“Bir ülkede anayasa olması, o ülkede hukuk olduğu anlamına gelmez” diyen Reynar, vekillerin yasa üzerinde uzun süre kafa yorduğunu söylediğini ancak yasada hatalar olduğunu kaydetti.

Tacan Reynar, buna yasanın 22. maddesi 1. fıkrası B bendindeki, “yerine getirir getirebilir” ifadesini örnek vererek “Bu nasıl bir dikkatsizliktir?” diye sordu.

KTÖS, BİLİŞİM YASASINA  İTİRAZLARINI ANAYASA MAHKEMESİNE BASIN-SEN İLE BİRLİKTE TAŞIYACAKLARINI DUYURDU

Bu arada KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, Bilişim Yasası karşısındaki itirazlarını Anayasa Mahkemesine, Basın-Sen ile birlikte taşıyacaklarını duyurdu.

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin, 'bizde ne varsa sizde de olacak’ dayatması ile temel insan haklarını kısıtlamaya dönük yasaları geçirerek, adanın kuzeyindeki varlığını daha da kökleştirme siyasetini ileri taşımakta olduğunu savundu.

Elcil, “Bilişim suçlarını önlemeye yönelik olduğu söylenen ve yasa içerisinde ceza yasasına atıf yapılarak gizlenen maddelerle söz ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması konusunda ortaya koydukları tepkiye rağmen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yasayı imzalamasının ise tam bir hayal kırıklığı yarattığını” belirtti.  

"Konu ile ilgili yazılı itiraz ve görüşme talepleri dikkate alınmayarak, normal bir ülkede yaşıyoruz gibi yapılarak yasaya onay verilmesinin, Akıncı’nın baskılara boyun eğdiğinin göstergesi olduğunu" ileri süren Elcil, bu yasanın, ülkede barış, birleşme, insan haklarına saygı ve Kıbrıslı Türklerin siyasal iradesinin kazanılması mücadelesi verenlere yönelik kullanılacağının açık olduğu görüşünü savundu.

Elcil,şu ifadelere de yer verdi:

“ ‘Ben yasayı imzaladım, uygulayacak olanlar sorumlu davransın’ diyerek sorumluluktan kaçan Akıncı bilmelidir ki, siyasi görüşünü ortaya koyan yurtseverlerin bu yasa altında uğrayacakları devlet terörünün birinci sorumlusu kendisi olacaktır. İnsanları dinlemeye bile tahammül edememek, ayrılıkçı rejime hizmettir. ‘Barış isterim’ demekle barış olmayacağını, öncelikle barışa inanan yurtseverlerin cephesinde yer almak gerektiğini Sn. Akıncı’ya hatırlatırız.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı bilmelidir ki, oy uğruna saf değiştirmek, ilkeli mücadeleyi terk etmek, kişilik ve kimliğin inkârıdır. Ayrılıkçı rejimle barışık olarak barış ve rejim mücadelesi verilemez. Bilişim yasası altında dayatılanları kabul etmediğimizi tekrardan ortaya koyar, bu yasa karşısındaki itirazımızı anayasa mahkemesine Basın-Sen ile birlikte taşıyacağımızı vurgularız.”

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER