Çiğdem Aydın yazdı...

Çiğdem Aydın'ın köşe yazısı...

Çiğdem Aydın yazdı...
banner22

Ülke yangın yeri diye klasik bir söylemle köşe yazıma başlamak istemezdim fakat gerçek bu.

Evet ülke yangın yeri, hem ekonomik anlamda hem de siyasi anlamda.

Bugün parlamentoyu ara ara izledim, normalde meclis olduğu gün benim için mesleki anlamda en verimli ve en keyifli günlerden biri olurdu ama bugün öyle olmadı.

Üzülerek ve esefle izledim meclis oturumunu. İzlerken de aklımdan geçenleri sizlerle paylaşmak isterim. İlk olarak UBP-YDP ve DP hükumetinin hiç muhalefet partilerine ihtiyacı yok. Görüyorum ki, muhalefete fırsat vermeyen kabine üyeleri var.

Bir ülkeyi itibarsızlaştırma, bir Başbakanı oy verirsiniz veya vermezsiniz  halkın önünde rezil etme artık ne ararsanız var. Bir gerçek var ki, hangi nedenle olursa olsun gerek iş insanı gerek esnaf gerekse asgari ücretliye zamlardan sonra gelen elektrik faturaları ÖDENEMEZ durumdadır. Bu duruma çare üretilmesi ise özelde ilgili bakanın genelde ise hükumetin sorumluluğundadır. Peki mecliste ne oldu bugün ?

Kıb-Tek konusunda tartışmalar yaşanırken, Başbakan aslında EL-SEN veya KIB-TEK çalışanları tarafından tehdit edildiğini söyledi. O kibarca kendisinin arandığını ve “Teknecik’ten ‘santrali kapatıyoruz’ diye tekrardan arandık. Ülke elektriksiz kalacaktı. Benim yerimde olsaydınız ne yapardınız? Gece ülkeyi karanlığa mı gömerdiniz?” söyledi. Diğer taraftan ilgili Bakanının Sunat Atun’nun Başbakanın imzaladığı EL-SEN ile olan mutabakat anlaşması ile ilgili yaptığı açıklama var tabi.

KIB-TEK idari/Mali İşlerden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Özçelik ile Yönetim Kurulu üyesi Özgür Arıkan'ın konuyla ilgili  Sn Atun’a ne mesaj ne de telefon yoluyla Bakana hiçbir şekilde ulaşamadığı belirtiyor. Atun ise hayır bana ulaştılar ben uygun görmedim diyor.

Bu durum defaten başka konular üzerinden de devam ediyor. Alkol zammı, elektrik zammı ve beraberinde tetiklenen diğer zam furyası. Hepsinde Atun ve Sucuoğlu gerginliği dikkat çekici boyuttadır.

UBP kurultayında Sn.Sunat Atun tüm gücüyle Sn.Faiz Sucuoğlu için çalışmış genel başkan olabilmesi için ciddi efor harcamıştı. Tabi bu çalışma karşılıksız kalmadı Atun kabinede Maliye Bakanlığı koltuğuna getirildi. Yani ülkenin gizli Başbakanı oldu. Peki şimdi soru şu; Sn.Atun ciddi anlamda desteklediğiniz Faiz Sucuoğlu’ndan Bakan olduktan sonra neden desteğinizi çektiniz?

Aranızda kimsenin bilmesini istemediğiniz bir şey mi var?

Bu soruyu sormak kadar doğal bir durum yoktur herhalde. Ne oldunuz?

O meşhur soruyu ben de sizlere soruyorum, “Ne oldu?”

 Bir diğer sorum ise Sn.Başbakan’a. Görüyorum ki, vefa borcunuzu fazlasıyla sizi rezil etse de ödüyorsunuz peki rezil olmaya ve kabinesine hakim olamıyor ülkeye nasıl hakim olacak ithamları ile karşı karşıya kalmaya devam edecek misiniz, yoksa Sn.Atun’u  biraz sakinleşmesi için görevden alacak mısınız?

Elbette hiçbir arkadaşınızı kaybetmek istemezsiniz lakin kabineyi kurarken de çok kazandığınız söylenemez değil mi?

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner17

banner19

banner21

banner16

banner18

banner20