MECLİS’TE EKONOMİ VE SAĞLIK KONUŞULDU

SAĞLIK BAKANI PİLLİ: “OKULLARDA BULAŞ ARTARSA TATİL OCAK AYINA ÇEKİLEBİLİR”

MECLİS’TE EKONOMİ VE SAĞLIK KONUŞULDU

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda milletvekilleri sağlık ve ekonomideki durumla ilgili söz alarak özellikle koronavirüs pandemisi ve aşılar konusundaki görüşlerini dile getirdi; hükümete sorular yöneltti.Sağlık Bakanı Ali Pilli, okullarda bulaş artarsa Şubat Tatili'nin ocak ayına çekilebileceğini açıkladı.

ÖZYİĞİT: “KONTROL ELDEN KAÇTI”
Toplantıda ilk olarak TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, 62. madde tahtında “Panemi ve hükümetin Türkiye ziyareti başlıklı” konuşma yaptı. 
Korkulanın olduğunu ve yerel bulaşın hızla yayıldığını söyleyen Özyiğit, “Kontrol elden kaçtı. Israrla kontrol mekanizması önerdik ama dikkate alınmadı” dedi. 
“Cumhurbaşkanlığı seçiminde destek veren kesimlere şirin görünmek için 3 günlüğüne karantinasız girişlere izin verildi” diyen Özyiğit, şu anda özellikle eğitim alanında sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Özyiğit geri kalan birkaç gün için ne planlandığını sordu.
Çıkar çevrelerinin yetkililere baskı yaptığını kaydeden Özyiğit, son alınan kararlarda bir gel-git yaşanmaması temennisini dile getirdi. 
Aşı konusunun şu an tam bir muamma olduğunu kaydeden Özyiğit, 200 bin doz aşının 100 bin kişi için ancak yeterli olacağını ifade etti. 
Talebin 400 bin doza çıktığının söylendiğini kaydeden Özyiğit, konu hakkında detaylı bilgi istedi. Özyiğit Türkiye’den gelecek olan aşının detaylarını da talep etti. 
Özel sektöre verilen vaatlerin yerine getirilmediğini dile getiren Özyiğit, Olgun Amcaoğlu’nun Eylül’de 13. maaşların ödenmesiyle ilgili sorun yok dediğini ifade etti, yerinden söz alan Amcaoğlu “13. maaşlar haktır dediğini” söyledi. 
Daha sonra 13. maaşla ilgili sorunlar olduğunun ifade edildiğini, Başbakan Ersan Saner’in bakanlarla birlikte Ankara’ya gittiğini dile getirerek, sonuçta paranın bir şekilde geldiğini, ancak ne kadar ve nasıl geldiğinin bilinmediğini kaydetti.
800 milyon TL’den bahsedildiğini, ancak bunun detaylarının verilmediğini ifade eden Özyiğit, Başbakan Saner’den konuyla ilgili detaylı bilgi istedi. 
Yerel bulaş nedeniyle velilerin endişe içinde olduğunu söyleyen Özyiğit, temaslı takibi açısından önümüzdeki birkaç günün önemli olduğunu kaydetti. 
ROGERS: “TABLODA ALINMASI GEREKEN DERSLER VAR”
Daha sonra 62. madde uyarınca HP Milletvekili Jale Refik Rogers “pandemi” başlıklı konuşma yaptı. 
Covid’in yayılmasıyla ilgili haberlere işarete eden Rogers, hastanede tespit edilen vakaların durumun ciddiyetini ortaya koyduğunu anlattı. 
Sağlık çalışanlarına özverili çalışmaları dolayısıyla teşekkür eden Rogers, şu anki tabloya bakıldığında alınması gereken dersler olduğunun görülebileceğini dile getirdi. 
Mart ayından bu yana test ve uzman kapasitesinin artırıldığını, şu an bir pandemi hastanesi bulunduğunu kaydeden Rogers, o gün de bu gün de hedefin sıfır vaka olmadığını, hedefin kapasiteyi aşmayacak vaka sayısına ulaşmak olduğunu dile getirdi. 
Jale Refik Rogers, pandemiyle mücadelenin sağlık ve ekonominin bir dengesi olduğuna vurgu yaptı. 
Eylül ayında yükseköğrenim açısından ciddi bir fırsat kaçırıldığını söyleyen Rogers, bunun nedeninin plansızlık olduğunu ifade etti. 
Ancak şubat dönemi için belirli adımların atılabileceğini kaydeden Rogers, bu konuda Eğitim Bakanlığı’nın planının ne olduğunu sordu. 
Rogers, esnafın rahatlaması açısından bunun önemli olduğunu, ayrıca uygulamalı eğitime ihtiyaç duyan alanlardaki öğrenciler için de bunun elzem olduğunu kaydetti.
Genel Kurul’da Bulaşıcı Hastalıklar Yasası’nda yapılan değişikliklere işaret eden Rogers bu değişikliklerle Sağlık Bakanlığı’na denetim yetkileri verildiğini söyledi. 
Öte yandan denetimlerin istenen şekilde gerçekleştirilemediğini ifade eden Rogers, Sağlık Bakanlığı’nın kadro sorununun buna bahane olarak sunulamayacağını, istihdam için gerekli olanakların sağlandığını anlattı. 
“Halk bahane değil yapılacak işleri görmek ister” diyen Rogers, gelinen noktada çalışan işletmeleri denetleyemeyen Sağlık Bakanlığı’nın buraları kapatmayı tercih ettiğini kaydetti. 
Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin istediği kurum kuruluş bakanlığı toplantıya çağırma yetkisine sahip olduğunu ifade eden Rogers, belli sektörlerde kapanmaya gidileceğinde bu kayıpların nasıl yerine konacağı konusunda Maliye Bakanlığı ve benzeri kurumlarla iş birliği içinde hareket edilmesinin mağduriyetlerin önüne geçilmesi için önemli olduğunu anlattı.
Rogers özel sektöre 1500 TL destek ödemelerinin yapılmadığını ifade etti.
Vaka sayılarının arttığı bu ortamda Lefkoşa’da kurulan alışveriş çadırına işaret eden Rogers, buna Covid çadırı da denilebileceğini söyledi; bir yandan kapatma kararları alınırken diğer yandan böyle bir şeye nasıl izin verilebildiğini sordu.
3 günlük karantinasız girişlere değinen Rogers, HP’nin sadece charter seferler önerisine rağmen, Ekim sonunda alınan bu kararın ardından vakaların, beklenen şekilde arttığını söyledi. 
Bu kararın hemen ardından rastgele test sayısında artışa da gidilmediğini ifade eden Rogers, artık son noktaya gelindiğinde bu taramaların yapılmaya başlandığını söyledi, eğer bu en başından yapılmış olsa yeni yıl için başka bir durumun olabileceğini ifade etti.
Jale Refik Rogers, belirli işletmelerin saat 21.00’de kapatılması kararına işaret ederek bu konuda denetim yapılıp yapılmayacağını sordu. 
Eğitim sektörü konusunda gereken planlamanın yapılması gerektiğini söyleyen Rogers, ortaöğretimde Şubat Tatili’ni erkene almayı düşünüp düşünmediklerini sordu.
Aşı ülkeye gelene kadar bir “denetimli serbestliğe” ihtiyaç olduğunu kaydeden Rogers, dün itibariyle Güney Kıbrıs’ta aşılamanın başladığını söyledi, AB aşılarından Kıbrıslı Türklere verilmesi için girişimlerin yapılması gerektiğini anlattı. 
Aşı çalışmaları hakkında bilgi veren Rogers, bu konudaki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. 
Rogers bundan sonrası için geçmiş deneyimlerden ders alarak daha planlı ilerlenmesi gerektiğini anlattı. 
ERHÜRMAN EKONOMİK VE MALİ TABLOYU SORDU
Daha sonra CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, ekonomik ve mali durum hakkında konuştu.
Meclis’in ekonomik ve mali tabloyu anlamak için ciddi mesai harcadığını ifade eden Erhürman, geçen toplantıda CTP Milletvekili Erkut Şahali’nin bu konuyu gündeme getirdiğini, Maliye Bakanı Dursun Oğuz’un o akşam, Türkiye’den gelen kaynakla ilgili kalem kalem açıklama yapacağını söylese de böyle bir açıklamanın yapılmadığını ifade etti. 
Bu açıklamanın yapılmasını isteyen Erhürman, kendi ulaştıkları rakamlara değindi. Ellerindeki rakamlar doğruysa buna göre Kasım ayı itibariyle KKTC’ye 400 milyon TL kredi aktarımı yapıldığı, 550 milyon TL de yurt dışı transfer yapıldığını dile getirdi. 
Bu veriler doğruysa bunun 950 milyon TL’ye ulaştığını anlatan Erhürman, “Oysa bize kasım ayı itibariyle Maliye’den verilen bilgi TC’den gelen paranın 782 milyon TL olduğu şeklindeydi. Eğer bize verilen bilgi doğruysa ki -Gülşah Sanver Manovoğlu da bu görüşmede vardı- 950 milyon ile 782 milyon arasındaki fark nerededir?” diye sordu. 
Türkiye Cumhuriyeti’nden 890 milyon TL kaynak aktarıldığının Başbakan Ersan Saner tarafından açıklandığını kaydeden Erhürman, şöyle konuştu:
“Bu 890 milyonun içerisinde Temmuz ayında kredi olarak aktarılan 400 milyon vardı. Bu paranın 66 milyonu serbest bırakılmış, 334 milyonu bankada blokeliydi. Bu 334 milyon da bu 890 milyona dahil mi? Yoksa 334 önce gelmişti ve ona artı 890 milyon TL daha mı geldi. Üçüncü sorum 782 milyon kasıma kadar gelmişseydi ve o 334 milyon TL onun içerisinde değilseydi… 890 daha geliyse… Toplamı 1 milyar 672 milyon TL ediyor. Oysa Sayın Ersin Tatar’ın imzaladığı 2020 protokolünde öngörülen rakam 2.3 milyar TL. Bu öngörü varken, 2020 yılında gelen rakam 1.672 milyon TL ise, geriye kalan 600 milyon TL civarındaki tutarın gelmeme nedeni nedir?” 
Bu tutarın nerede olduğunu soran Tufan Erhürman, “Bu tutar gelmeyecekse neden gelmeyecek? Yani KKTC tarafı protokolde üzerine düşen hangi taahhüdünü yerine getirmedi de bu tutar gelmedi? Protokol meselesini artık böyle konuşmalıyız. Yoksa falanca hükümet kuruldu, Ankara’ya gitti, ona bu kadar para verildi. Filanca hükümet kuruldu ona para verilmeyecek… Bunun üzerinden ki devlet arasında ilişki yürütülmez. Onun için bilelim ne oldu… Yapılan protokollerde dövizde yaşanan yükselme nedeniyle açık var… Burada onun da ötesinde 600 milyon açık olmasının sebebi nedir… Bütçeyle ilgili elimizdeki veriler eksik…” şeklinde konuştu.
5 Ocak’ta 88 milyonluk bir DİBS (devlet iç borçlanma senedi) ödemesi olduğunu dile getiren Erhürman, 5 Ocağa kadar bütün hesaplarının 600 milyonluk açık gösterdiğini bunun içinde özel sektörünün yüzde 11 sigorta prim desteği, 2000 TL esnaf desteği ve 1500 TL’lik özel sektör çalışanları desteklerinin de olduğunu anlattı.
“Siz bize bunu 654 milyon olarak hesapladınız. Olabilir 54 milyonluk bir hata yapmış olabiliriz biz. Bu 654 milyon TL’nin içinde bizim 255 milyon TL olarak hesapladığımız bölümüne prim desteği, esnaf ve özel sektör desteği de dâhildir” diyen Erhürman, “Siz TC’ye gittiniz 890 TL kaynak alarak geldiniz ama 1500 TL ve 2000 TL destek ödemelerinde eksikler var hala… Bunu da doğrulatmak istiyoruz.  890 milyon TL aldıysanız ve 654 de toplam açıksa… Yani 200 milyondan fazla artı bir kaynakla döndüğünüz halde neden hala ödenmeyen destekler var” diye sordu.
Erhürman 13. maaşlar ödendiği halde özel sektörün alacağı olan 255 milyonun ne kadarının ödendiğini ve neden tamamının ödenmediğini sordu. 
Arpa konusunda yaşanan sıkıntılara da işaret eden Erhürman, arpanın Şubat ayında 1,05 TL’den satıldığını, Eylül-Ekim döneminde 22 kişiye 1,48 TL’den arpa satıldığını, gelecek arpanın minimum 2 TL’den satılması gerektiğinin açıklandığını ifade etti, “Ben bu rakamlarla bu işi anlamıyorum” dedi.
Tufan Erhürman, “Şubat itibariyle arpa ihtiyacı öngörülemedi mi?” diye sorarak burada yüzde yüz bir öngörü hatası olduğunu ifade etti. 
Bunun işi bilen insanların açıklayabildiği bir öngörü hatası olmadığını dile getiren Erhürman seçim öncesi 22 kişiye 1,48 TL’ye arpa satıldığını şu an 5 bin kişiye 2 TL’den arpa satılacağını kaydetti.
Sağlık alanında sorular da yönelten Erhürman Mart ayında 100 civarı “mevsimlik hemşire” istihdam edildiğini ancak 15 Kasım’da açılan pandemi hastanesinin hâlâ devreye girmediğini, sebeplerden birinin de 150 civarında hemşire ihtiyacı olarak gösterildiğini kaydetti.
Erhürman muhalefet olarak “sağlık konusunda istediğiniz istihdamı yapın” dediklerini anlattı, “İsterseniz mevsimlik hemşire önerileri nerelerden geldi, bu nasıl çalışıldı, onu da anlatabiliriz” dedi.
Bunlarla ilgili cevapları duymak istediğini kaydeden Erhürman, Mart ayından beri hep söylediklerinin, kararları ister Sağlık Bakanlığı, ister Bakanlar Kurulu ister Üst Kurul alsın, sürece paydaşların dâhil edilmesinin önemi olduğunu ifade etti. 
Şu anda Üst Kurul’un kararlarına uymama ihtimalinin söz konusu olmaya başladığını kaydeden Erhürman, örneğin meyhanelerin lokantaya dönmeye başladığını, kararlara uyulmamaya başladığında artık kaosa doğru yol alındığını kaydetti.
Şu anda 10 bin işyerinin kapalı, 50 bin kişinin işsiz durumda olduğunu söyleyen Erhürman, hükümetin elinde para olduğu halde bu insanlara ödemelerinin neden yapılmadığını sordu. 
PİLLİ: “KHK HEMŞİRE SINAVI İÇİN 30 OCAK TARİHİNİ VERDİ”
Ardından Sağlık Bakanı Ali Pilli kürsüye çıktı. Dünyada bir Covid-19 salgını olduğunu dile getiren Pilli, bugüne kadar alınan kararların, eksiklikleri olsa da, dünyaya bakıldığı zaman, başarılı olduğunu söyledi. 
Eksikliklerin sadece hükümet ya da Sağlık Bakanlığı kaynaklı olmadığını, ülkenin yapısıyla da ilgili olduğunu dile getiren Pilli, kadro eksikliklerine değindi. 
Hemşire eksiklikleri konusunda çalışma yaptıklarını, 30 kadro için KHK’nın kendilerine Ocak ayını işaret ettiğini söyleyen Pilli, KHK’nın iş yükü dolayısıyla sınavın ancak 30 Ocak’ta açılabileceğini kaydetti. 
Bu süreçte özveriyle çalıştıklarını dile getiren Pilli, bazı reformların yapılması gerektiğini, Meclis’in birlik beraberlik göstererek bu reformlar için gereğini yapmadığını belirtti.
Pandemi hastanesinin bir türlü hizmete konmadığını bunun kendisinden kaynaklanmadığın söyleyen Pilli, bu binaya hâlâ elektriği bağlatamadıklarını, şu anda kalıcı elektrik sağlanamadığını kaydetti. 
Yerinden söz alan Erhürman, “Biz size Ali Pilli ya da Sağlık Bakanlığı yapmadı demedik, hükümet yapmadı dedik” ifadelerini kullandı. 
Sağlıkta yükün arttığını ancak sağlık personeli istihdam ederken belirli prosedürlere uyulması gerektiğini anlatan Pilli, hemşire istihdamına Şubat’ta başladıklarını dile getirdi. 
Yapılan istihdamların tamamının hemşire olmadığını ifade eden Pilli, “Her hükümette siyaseten istihdam yapılır. Ama biz genellikle ihtiyacımız olan kişileri aldık” dedi. 
Pilli, Covid -19 nedeniyle bu istihdamların yapılmasına ihtiyaç olduğunu dile getirdi. 
Erhürman’ın neden 30 hemşire için istihdam açılacağını sorması üzerine Bakan Pilli, süreci hızlandırarak gereken istihdamın yapılması için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. 
Karantinasız girişlerle ilgili soruya yanıt veren Pilli, bu kararda “HP’nin sadece charterler açılsın demediğini” kaydetti. 
Pilli halkın da karantinasız girişlere ihtiyacı olduğunu, o yüzden sadece charter sefer şeklinde bir karar almadıklarını dile getirdi. 
Yerinden söz alan HP Milletvekili Kudret Özersay, başlangıçta bunun ihtiyaç olduğunu ancak sonrasında Türkiye’deki rakamların ve risklerin artmasıyla sadece charterle girilmesi konusunda kendilerinin öneride bulunduklarını kaydetti. 
Sağlık Bakanı Pilli, vaka sayılarının artmasıyla karantinasız girişleri tamamen durdurduklarını hatırlattı. 
Özersay da eğer söyledikleri zaman 3 günlük karantinasız girişiler sadece charterlerle kısıtlanmış olsaydı vakaların şu an böyle bir boyuta varmamış olacağını ifade etti. 
Bakan Pilli ise 3 günlükler ne kadar sıkı tutulursa tutulsun bulaşın engellenemeyeceğini anlattı. 
CTP Milletvekili Sıla Usar İncirli yerinden söz alarak yüksek hemşire kadrosunun 40’tan 75’e yükseltmesini, 120 tane ön lisans hemşiresinin de Temel Sağlık’ta görevlendirmesini önerdi.  
“5 ÖĞRETMEN 13 ÖĞRENCİ COVİD-19 POZİTİF… BULAŞ ARTARSA TATİL OCAK AYINA ÇEKİLEBİLİR”
Okullardaki bulaşa değinen Pilli, 5 öğretmen ve 13 öğrencinin Covid-19 pozitif olduğunu anlattı. Bu konuda Eğitim Bakanlığı’yla istişare içinde olduklarını ifade eden Pilli, bulaş çok artarsa Şubat tatilini Ocak ayına çekebileceklerini açıkladı. 
Aşılarla ilgili, KKTC’ne aşıların nereden geleceğinin belli olduğunu bir kısmının Türkiye’den bir kısmının da AB’den geleceğini kaydeden Pilli, İki Toplumlu Sağlık Komitesi’nin AB’den gelecek aşı için çalıştığını kaydetti.
AB’den gelen birinci parti aşıların az sayıda geldiğini bundan KKTC’ye verilmeyeceğinin zaten söylendiğini anlatan Pilli, aşıların ne zaman geleceğiyle ilgili tarihin belli olmadığını anlattı. 
Türkiye’ye aşılar geldikten sonra KKTC’ye aktarılacağını ifade eden Pilli bunun takvimlendirilmesinin de 10 gün içinde belli olacağını dile getirdi. 
AŞILANMA OCAK’TA BAŞLAYACAK
Aşıların yapılmasına Ocak ayında başlanacağına kesin gözüyle baktığını dile getiren Pilli ne kadar koruyucu olacağının bilinmediğini, kış ayında kurallara uyulmasının çok önemli olduğunu, sağlık için bir müddet daha dayanmak gerektiğini ifade etti. 
Pilli, aşılar geldikten sonra gidilecek yolun belli olduğunu söyledi.
Sivil itaatsizliğe gidildiğiyle ilgili sözlere de değinen Ali Pilli, Üst Kurul’da alınan kararlarda bir sıkıntı varsa bu konuda gerekli görüşmelerin yapılabileceğini dile getirdi.  
Şu ana kadar sağlık içinde bulaş olmadığını dile getiren Pilli, herkesin tedbir alması gerektiğini vurguladı. 
Pilli, hedefin sıfır vaka olmadığını, hedeflerinin 2021’i kazanmak olduğunu söyledi. Virüsün insan hareketiyle yayıldığını söyleyen Pilli, herkesi yılbaşını evinde geçirmeye çağırdı. 
Pilli alınan tedbirlerin katı olmadığını ifade etti. 
Tüm yılbaşı eğlencelerinin yasaklandığını söyleyen Pilli, otel içerisindeki yılbaşı eğlencelerinin de yasaklandığını kaydetti. 
“KARARDA OTELLERLE İLGİLİ EKSİKLİK VARSA ELE ALINABİLİR”
Birden fazla vekilin yeni yılda otel içindeki lokantaların açık olup olmayacağı sorusu üzerine Pilli, bu konuda alınan kararlarda bir eksiklik varsa onun da ele alınabileceğini söyledi.
Pilli, CTP Milletvekili Salahi Şahiner’in vaka görülen 9 Eylül İlkokulu’ndaki durumla ilgili sorusu üzerine okulda gerekli önlemlerin alındığını söyledi. 
Pilli “Kurallara uyarsak bu işi götüreceğiz” diyerek eksiklikler olsa da özveriyle çalıştıklarını kaydetti.  
HP Milletvekili Jale Refik Rogers’in soruları üzerine Pilli, sağlıktaki kadroların güçlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü anlattı; sözleşmeli personel alınması için de belirli prosedüre ihtiyaç olduğunu dile getirdi. 
Aşılar konusunda farklı görüşler olduğunu anlatan Pilli, Türkiye gibi bir ülke eğer bu aşıları kullanacaksa elbette gerekli çalışmaları yapacağını dile getirdi. 
Bakan Ali Pilli, aşıların faz 3 çalışması tamamlandıktan sonra yapıldığın dile getirdi, konuyla ilgili kararlar alındıktan sonra gerekli açıklamaları yapacaklarını söyledi. 
HP Milletvekili Kudret Özersay da yerinden söz alarak mevsimlik hemşire istihdamını uzatmak yerine KHK üzerinden hareket edilmesi gerektiğini dile getirdi. 3 günlük karantinasız girişler konusunda, kendilerinin bunun riskli olduğunu, en azından sadece charter seferlerde kalsın dediklerini söyleyen Özersay, bunun yerine 4 Kasım’dan 6 Aralığa hem normal hem charter seferlerle 3 günlük gelişlere izin verildiği için iç bulaş riskinin arttığını söyledi.  
Yeni yıl için alınan 21.00’de kapatma kararı konusunda da, otel lokantalarında, otel dışı müşterilerin de bu karara dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Özersay, aksi halde haksızlık olacağını dile getirdi. 
Bakan Pilliise 3 günlük gelişler konusunda ciddi risk olduğunu ifade ederek bu nedenle ilgili kararların eşitlik ilkesine sadık kalarak alındığını söyedi. Pilli konuşmasının sonunda herkesi alınan kararlara uymaya, üzerine düşeni yapmaya çağırdı. 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER