Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırıyoruz. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. Veri politikamız ile ilgili aklınıza takılan tüm soruları iletişim formu üzerinden bizlere sorabilirsiniz.
Gündemi yakala, kullanıcıların ve yazarların haberlerini takip et!
Son Dakika
Yemek Tarifleri
Diğer
Gazeteler
Bölgelere Göre
İnteraktif
Bağlantılar
Siyasiler
Bizi Takip Edin
Yayın: 02.08.2024 - 18:57
Güncelleme: 02.08.2024 - 17:54
157 kez okundu
Prof. Dr. Altunç, yaptığı yazılı açıklamada, toz bulunmayan bölgelerde yaşanan rahatsızlıkların, havada biriken yüksek ozon seviyelerinden kaynaklandığını ifade etti.
Ozonun Sağlık Üzerindeki Etkileri
Prof. Dr. Altunç, ozonun (O₃) atmosferde doğal olarak bulunan bir bileşen olduğunu ve renksiz, havadan ağır bir gaz olduğunu söyledi. Ayrıca, ozonun güçlü bir kokuya sahip olduğunu ve oksitleyici bir madde olduğunu vurguladı. Ozonun, suda kolay çözünmemesi ve akciğerlere nüfuz edebilmesi nedeniyle sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Yüksek ozon seviyeleri, solunan oksijen miktarının azalmasına neden olabilir ve bu da halsizlikten ölüm riskine kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.
Ozonun Zararlı Etkileri ve Çevresel Problemler
Ozonun stratosferde ultraviyole ışınlarına karşı bir kalkan işlevi gördüğünü, bu nedenle yararlı olduğunu belirten Altunç, troposferde oluştuğunda ise zararlı hale gelebileceğini kaydetti. Ayrıca, ozonun tarım ürünleri, bitkiler ve ormanlar üzerinde de olumsuz etkiler yarattığını vurguladı. Bitkilerin yaprakları ve ürünleri üzerinde zararlara neden olan ozon, ağaçlarda yaralanmalara, yaprakların erken dökülmesine, fotosentez kapasitesinin azalmasına ve böcek istilasının artmasına yol açabilir.
Ozon Oluşumuna Dikkat Edilmesi Gereken Faktörler
Prof. Dr. Altunç, motorlu araçlar, sanayi tesisleri ve termik santraller gibi kaynaklardan yayılan kirleticilerin, yüksek sıcaklıklarda fotokimyasal reaksiyonlarla ozon ürettiğine dikkat çekti. Ayrıca, ozonun atmosferdeki elektrik deşarjları (gök gürültülü fırtınalar) tarafından da üretilebileceğini belirtti. Gündüz saatlerinde, özellikle 11:00 ile 16:00 arasında hava sıcaklıklarının yüksek olduğu dönemlerde ozon seviyelerinin arttığını, bu nedenle tüm vatandaşların tedbirli olmalarını önerdi.
Prof. Dr. Altunç, meteoroloji dairesi ölçümlerinin hava kirliliğini içermediğini belirterek, Çevre Dairesi aracılığıyla hava kirliliği ölçüm verilerinin paylaşılmasının ve kamuya açıklanmasının yararlı olacağını ifade etti.
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır. (0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş Yap
Henüz bildirimin bulunmuyor.