ŞAFAKLI'DAN UYARI: YATIRIM YAPMAYIN

2021 yılında dünya genelinde dolar karşısında en çok değer kaybeden para birimi olan TL rakipleriyle farkı giderek açıyor. 2021 yılını 7,43 ile kapatan, şubat ayında 6,89’a kadar gerileyen dolar/TL’de özellikle eylül ayı ile birlikte yükseliş hızlandı. Yükselen Euro ve dolar kurlarından sonra TL’nin değer kaybı önlenemez boyutta.

ŞAFAKLI'DAN UYARI: YATIRIM YAPMAYIN
banner22

Kıbrıs Haber Özel / Begüm Denkten

Ekonomist Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı artan döviz kurlarıyla ilgili Kıbrıs Haber’e önemli açıklamalarda bulundu. Bu dönemde yatırım yapılmaması gerektiğini vurgulayan Şafaklı sözlerine şöyle devam etti:   

Türkiye’nin faiz yaklaşımı, faiz politikası dövizin artık bir yolculuğa çıktığı belli. Zaten Türkiye’nin ülke riski CDS  (Kredi Temerrüt Takası) dediğimiz Türkiye’nin risk primini yüksek tutuyor. Dolayısıyla Türkiye’nin bu risk primine karşı ya faizi yükseltmeli, getiri yükseltmeli ya da faiz yükselmediğinde bu denge TL’nin değer kaybı ile sonuçlanıyor. Türkiye bu faiz politikasına gittiği sürece bilinen başka yapısal sorunlar da var Türkiye’nin ülke riskini arttıran, dolayısıyla döviz konusunda TL’nin lehine bir gelişim olmayacağı şu an için anlaşılıyor bu mevcut rejimde. Bunu çok kez söyledik, dövizin istikrara kavuşacağı şeklinde öngörüyle hiçbir yatırım yapılamaz. Şu anda yapılabilecek olan insanların parasını dövizde tutması bugün itibariyle en rasyonel fikirlerden birisi.

“Teknik iflas durumundayız”

Para birimi olarak Euro’ya teknik olarak geçebilirsiniz, hiçbir yerden izin almanıza gerek yok. Ama oradan abartılan, herkes kendi penceresinden baktığında “maaşımı Euro olarak alayım, dolayısıyla artan dövizden etkilenmeyeyim” diyor. Tabii ki başka bir adı var, ülkenin gelir-gider dengesi yapısal sorunları düzelmeden, kendi kendine yeten devlet bütçesi olmadan Euro’ya geçsek de düzelmeyecek. Şu anda bütçe açıklarınızı Euro’ya çevirin yine gelir giderde aynı dengesizlik devam eder. Bu sefer açığı bir şekilde düzeltmek için yatırım yapmak için Euro’ya ihtiyacınız var. Dolayısıyla bu yapısal sorunlarını çözmeden, gelir-gider dengesini düzeltmedikten sonra, Euro havuzu oluşturmadıktan sonra yine mali yardıma, bağışa muhtaç bir ülke olduğunuzda sizi finanse edecek olan ülkeye sormanız lazım, bizi Euro olarak finanse edebilecek misin, diye. Devamlı Euro açısından Türkiye’ye olan masrafınız artacak bu sefer Türkiye yükümlülüklerinizi yapmamak için size taahhüt ettiği, karşılıklı imzaladığınız yardımın %30’unu verir. Çünkü yükümlülüklerinizi yerine getirmediniz. Siz de hiçbir yatırımı, yolu, binayı yapamayan sadece maaş ödeyen, maaş ödemek için de her ay ödenecek mi ödenmeyecek mi şeklinde sorulan teknik olarak bir iflas durumundasınız. İfadelerini kullandı.

“Basit ilaçları bile finanse edemiyoruz”

Milli geliriniz 20 milyar ama dış borcunuz 47 milyar, bunu ödemeniz mümkün değil. Bu borç günden güne artıyor, siz bütçenizi dengeleyemediğiniz için en basit hastalıkların bile ilaçlarını finanse edemeyen iflas durumundasınız. Böyle bir devletin Euro’ya geçmesi geçmemesinin hiçbir anlamı yok. Daha ziyade Devlet olarak yükümlülükleriniz artar. Bunu sürdürebilir bir yapı olması için devlet kendi sorunlarını çözmeli. Diye vurguladı

“Bu döviz krizi yıllardır devam ediyor”

Bu döviz krizi yıllardır devam ediyor. Bu sene içerisinde kaç kere devam etti. Siz mecbur olmadan dövizin faizi daha düşük diye, kazancınız TL olduğu halde döviz borçlanırsanız bugün ağlamaya hakkınız yoktur o riski siz aldınız demektir bu ekonomide. Bu riski üstlendiğinize göre bu riski yaşamak zorundasınız.

“Hiçbir banka ödenmeyen kredinin peşine düşmez, ödenmesi için gerekli kolaylıkları yapar”

Şartlardan dolayı ev almak, ev kiralamak bazı durumlardan mecburi döviz borçlanmak durumundaysanız bu durumda devlet kolaylık sağlamak zorunda, bankalar zaten bu durumda kredi verme ya da eğer ödemiyorsanız sistem otomatik olarak bunları getirecek. Hiçbir banka ödenmeyen kredinin peşine düşmez, ödenmesi için gerekli kolaylıkları yapar. Gerekirse TL’ye de çevirir ama bu sefer TL’nin yüksek faizine maruz kalacaksınız. Çünkü banka da yükümlülüklerini karşılarken onun da gelir kaynağı olan kredilerden olan gelirini yükümlülüklerin üstünde tutmak zorundadır. Bu ince bir çizgidir. Mevduat sahibi döviz artarken, gelir artacak ve döviz aynı zamanda yüksek faiz isterken banka kredilerini, mevduat faizini altta tutamaz. Böyle olaylara bakarken çok yönlü bakmamız lazım" ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 19 Kasım 2021, 17:01

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner17

banner19

banner21

banner16

banner18

banner20