BM, ortak zemin bulunmasının kolay olmadığını anladı

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs konusunda görevlendirdiği üst düzey yetkili Jane Holl Lute’un Atina ve Ankara’ya gittiği, İngilizler (Ajay Sharma) ile de Yunanistan’da görüşmesi sonrasında BM’nin, ortak zemin bulunması argümanının, başta düşündüğü kadar kolay olmadığını anladığı bildirildi...

BM, ortak zemin bulunmasının kolay olmadığını anladı

Kıbrıs sorununda bütün tarafların, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs konusunda görevlendirdiği üst düzey yetkili Jane Holl Lute’un Ada’yı ziyaretinden ve 24 Haziran’daki Avrupa Konseyi’nden çıkacak sonucu beklediği ve bu ziyaret öncesinde ise Kıbrıs sorunu ile İngiliz önerisinin “kaynamakta olduğu” haber verildi.

Fileleftheros “BM Lefkoşa’ya ‘Esneklik’ Baskısı Yapıyor” vurgusuyla aktardığı haberinde Jane Holl Lute’un Atina ve Ankara’ya gittiğini, İngilizler (Ajay Sharma) ile de Yunanistan’da görüştüğünü hatırlatarak BM’nin, ortak zemin bulunması argümanının, başta düşündüğü kadar kolay olmadığını anladığını yazdı. 

Gazete görüntünün net olmasına, Rum tarafının BM kararlarını, Türk tarafının da iki devleti savunuyor olmasına rağmen Lute’un Rum tarafına esnek olması yönünde baskı yaptığını yazdı. 10 gün önce Ada’da bulunan İngiltere’nin Kıbrıs işlerinden sorumlu yetkilisi Ajay Sharma’nın da Rum yönetimine desantralize federasyon fikrini Türk ve Kıbrıs Türk taraflarının endişelerini dikkate alarak izah edebilirse ortak zemin bulunabileceğine dikkat çektiğini hatırlattı.

Gazete Lute ile Sharma’nın Atina’da, Kıbrıs sorununda bundan sonra atılacak adımları teferruatıyla görüştüklerini yazdı, bu adımların gecikecek gibi göründüğüne dikkat çekti.

Haftalık Kathimerini Brüksel çıkışlı haberinde Kıbrıs sorununda haziran ayının “daha az sıcak, daha çok rutubetli olacağı” yorumunda bulundu. Küresel pandemi ve Güney’deki genel seçimler arasında unutulan; İngiliz formülünün (desantralize federasyon ile egemen eşitlik arasında “karenin çemberleştirilmesi” (imkânsızın mümkün kılınması) ifadesi ile tanımlanıyor) müzakerelerin yeniden başlamasına zemin olup olamayacağı sorusunun ortalarda dolaşmaya devam ettiğine dikkat çekti. 

Gazeteye göre farklı taraflardan diplomatik kaynaklar “imkânsızın mümkün kılınması (İngiliz) fikirlerinin iki bölgeli iki toplumlu federasyon çerçevesinin, yani devletin -parçalanma perspektifi olmaksızın- üniter ve federal olması gerektiği ilkesinin dışında olmadığını savunuyor. Aynı kaynaklar İngiliz önerisindeki düşüncenin, Rum tarafının desantralize iki bölgeli iki toplumlu federasyon fikrinden yola çıkarak Kıbrıslı Türklerin egemenlik siyasi eşitlik kaygıları ile Rumların federal devletin bir olumlu oy ilkesi yüzünden parçalanması kaygılarını harmanlamaya çalıştığını kaydediyor. 

“İNGİLİZ FİKİRLERİNDEN RAHATSIZ OLUNUP OLUNMADIĞI KONUSUNDA KARIŞIKLIK”

Rum tarafında, konuyla ilgili ilk tartışmanın akabinde yayımlanan haberlerden de dolayı,  İngilizlerin bu düşüncelerinin Rum yönetimini rahatsız edip etmediği konusunda bir karışıklık hüküm sürdüğüne dikkat çeken gazete  “Diplomatik bir kaynak İngilizlerin, desantralize federasyon ile iki devlet arasında federasyon çerçevesi içerisinde bir orta yol bulmaya çalıştıklarını söyledi” ifadesine yer verdi. Aynı kaynaklara dayanarak Kıbrıs Türk tarafının ise sürekli olarak iki devlet fikrinin BM tarafından kabul edilmeyeceği mesajları aldığını yazdı.

Gazete Rum diplomatik kaynaklarına dayanarak Jane Holl Lute’un Ada’ya gelişiyle ilgili en muhtemel tarihin haziran sonu olarak değerlendirildiğini, bunun da ziyaretin, kritik Avrupa Konseyi ile eş zamanlı veya hemen sonrasında gerçekleşeceği anlamına geldiğine işaret etti.

BARIŞ GÜCÜ RAPORUNDA, İKİ TARAFIN ASKERÎ GÜÇLERİ ARASINDA İLETİŞİM MEKANİZMASI KURULMASI GEREĞİNE ATIF YAPILACAK

Habere göre temmuz ayında ise BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki özel temsilcisi ve BM Barış Gücü misyon şefi Elizabeth Spehar’ın, Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasıyla ilgili görüşmeler arifesinde Güvenlik Konseyi’ne (16 Temmuz’da) bilgi vermesi bekleniyor. Kıbrıs’taki iki tarafın askerî güçleri arasında iletişim mekanizması kurulması gereğine gösterge olarak Barış Gücü’nün son yıllarda rutin şekilde işaret ettiği Yeşil Hat’taki durumun (Denya ve Spitfire gerginlikleri) zorluğuna işaret edeceği ileri sürülen rapor temmuz başında hazır olacak. BM Barış Gücü operasyonlarından sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean Pierre Lacroix’un da önümüzdeki haftalarda Ada’yı ziyaret etmesi bekleniyor. 
Genel Sekreter’in iyi niyet misyonu raporunun içeriğini ise Lute’un Ada’da yapacağı temasların belirleyeceğine işaret eden gazete, konuşulanlardan haberdar olan kaynaklarının “hal böyleyken Cenevre’de şekillenen durumun çok da değişme perspektifi olmadığı” kanaatini aktardı.

GÖZLER ERDOĞAN’IN MİÇOTAKİS VE BIDEN İLE GÖRÜŞMELERİNDE

Haberde yeni bir gayriresmî beşli konferans için gerçekçi planın, BM Genel Kurulu’nun hemen sonrasında, bütün müdahil tarafların Genel Kurul için hazır bulunacağı New York’ta bulunacağı Eylül sonu olduğuna işaret edildi. Kıbrıs’taki iki taraf arasında özlü bir diyalog olmaması nedeniyle bütün gözlerin, NATO toplantısı çerçevesinde 14 Haziran’da Brüksel’de gerçekleşecek Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve ABD Başkanı Joe Biden ile yapacağı görüşmelere çevrildiği vurgulandı.

Gazete Yunan diplomasisinin bu dönemde Türkiye ile ilişkilerin  -Dışişleri Bakanı Dendias’ın Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile görüşmesinin ardından işaret ettiği gibi- zaman içerisinde normalleşmesine bağlı kaldığını haberine ekledi. 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER