“Annan Planı Sürecinde Medya” paneli yapıldı

Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin (CTP) "Bu Ülke Biziz, Varız, Tarih Yazarız" etkinlikleri, Annan Planı Referandumu'nun 20. yıl dönümü dolayısıyla devam ediyor. Girne Dome Hotel'de düzenlenen "Annan Planı Sürecinde Medya" paneli, bu etkinliklerin bir parçasıydı.

Yayın: 19.04.2024 - 14:32

107 kez okundu

“Annan Planı Sürecinde Medya” paneli yapıldı

Moderatörlüğünü Muhittin Tolga Özsağlam’ın yaptığı panele, gazeteciler Hasan Hastürer, Erdal Güven, Başaran Düzgün ve Mustafa Karaalioğlu gibi isimler konuşmacı olarak katıldılar.


Panele, 2. Cumhurbaşkanı ve CTP eski Başkanı Mehmet Ali Talat, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Genel Sekreter Asım Akansoy, Girne İlçe Başkanı Ongun Talat, Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, Dikmen Belediye Başkanı Yüksel Çelebi, MYK üyeleri ve bazı milletvekilleri de katılım gösterdi.

Başaran Düzgün, Annan Planı’nın Kıbrıs tarihinde önemli bir yer tuttuğuna vurgu yaparak o dönemde Kıbrıs Gazetesi’nde çalıştığını anlattı. Gazeteciler olarak bu süreci nasıl karşılayacaklarını düşündüklerini ve birçok zorlukla karşılaştıklarını belirtti. Düzgün, tarafsız ve bağımsız bir gazete olan Kıbrıs Gazetesi’ni barış yanlısı bir yayın organına dönüştürdüklerini ifade etti.

Erdal Güven ise Kıbrıs meselesinin gazeteciliğini şekillendiren önemli bir konu olduğunu belirtti. Türkiye medyasının genellikle siyasete kayan bir yapısı olduğunu ve Annan Planı sürecinin bu yapıyı değiştirdiğini dile getirdi. Güven’e göre, Annan Planı döneminde gerçek bir irade ortaya konmuş ancak sonrasında beklentilerin karşılanamadığı görülmüştür.

Mustafa Karaalioğlu ise çözüm iradesinin belirginleştiği bu sürecin önemine vurgu yaparak, Annan Planı’nın dünya çapında özel bir çözüm belgesi olduğunu söyledi. Türkiye medyasının genelde geleneksel bir yaklaşıma sahip olduğunu ancak Annan Planı sürecinde farklı bir enerjiyle hareket ettiğini ifade etti. Karaalioğlu, bu sürecin hızlı bir fikir değişikliği yarattığını ve Türk dış politikası için önemli bir başarı olduğunu düşündüğünü belirtti.

Hasan Hastürer, gazetecilerin görevinin objektif olmak ve yaşananları doğru bir şekilde kaydetmek olduğunu vurguladı. Annan Planı döneminde yaşananları inanarak savunduklarını ve bu sürecin toplumda önemli etkiler yarattığını dile getirdi. Hastürer’e göre, Kıbrıs Türk toplumu liderliği bu süreçte milli dava adı altında bir avukatlık rolüne bürünmüştür.

Panel, Annan Planı sürecinin medya üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde ele aldı ve bu sürecin Kıbrıs meselesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Yorum Yaz

Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır. (0)

Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş Yap