Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırıyoruz. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. Veri politikamız ile ilgili aklınıza takılan tüm soruları iletişim formu üzerinden bizlere sorabilirsiniz.
Gündemi yakala, kullanıcıların ve yazarların haberlerini takip et!
Son Dakika
Yemek Tarifleri
Diğer
Gazeteler
Bölgelere Göre
İnteraktif
Bağlantılar
Siyasiler
Bizi Takip Edin
Yayın: 14.10.2024 - 12:21
Güncelleme: 14.10.2024 - 12:21
2925 kez okundu
Hakların Korunması İnisiyatifi tarafından organize edilen eylem, Lefkoşa’nın Ortaköy bölgesinde başladı ve eylemciler ellerindeki pankartlarla Metehan Sınır Kapısı’na yürüdü.
Eylem sırasında yapılan basın açıklaması, Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü ve Avrupa Birliği (AB) yetkililerine iletilmek üzere yetkililere teslim edildi. Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği, Kıbrıs Türk Sanayi Odası, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği, Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Türk Barolar Birliği ve Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği tarafından desteklenen eyleme çeşitli örgütler de katılım gösterdi.
Eylemde yapılan açıklamada, mülkiyet sorununun Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) aracılığıyla çözülmesinin önemine vurgu yapıldı. Açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının mülkiyet sorununu kullanarak başlattığı ekonomik baskıların uzlaşma çabalarını baltaladığı ve Kıbrıslı Türklere karşı girişilen bu tür saldırılara karşı mücadele edileceği belirtildi.
Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı’nın Açıklamaları
Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, eylemde yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs’taki taşınmaz mal sorunlarına dikkat çekmek için bir araya geldiklerini belirtti. Esendağlı, bu sorunun sadece yerel değil, uluslararası bir insan hakları ve adalet meselesi olduğunu vurguladı. Kıbrıslı Türklerin Annan Planı ve Crans-Montana müzakereleri sürecinde gösterdiği samimi çabalara rağmen, Kıbrıs sorununun hâlâ çözüme kavuşmamasının büyük bir üzüntü kaynağı olduğunu ifade etti.
Esendağlı, Kıbrıs Rum liderliğinin uzlaşmaya yanaşmamasının bu çıkmazın temel nedeni olduğunu belirterek, Kıbrıslı Türklere uygulanan haksız izolasyonun uluslararası toplum tarafından da kabul edildiğini, ancak bu izolasyonu kaldırmak için somut adımlar atılmadığını söyledi.
Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) ve AİHM’nin Rolü
Esendağlı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından etkin bir yol olarak kabul edilen TMK’nın mülkiyet taleplerine adil bir çözüm sunduğunu belirtti. TMK’nın, AİHM kararları doğrultusunda kurulmuş bir mekanizma olduğuna ve mülkiyet sorunlarının çözümünde önemli bir rol oynadığına dikkat çekti. Ayrıca, Kıbrıs Rum liderliğinin Kuzey Kıbrıs’taki iş insanlarına yönelik hukuki eylemlerinin uzlaşma çabalarına zarar verdiğini ve gerilimi artırdığını dile getirdi.
Esendağlı, mülkiyet sorunlarının diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini belirterek, Kıbrıslı Türkler ve yabancı yatırımcılara yönelik tutuklamaların bu sorunları derinleştirdiğini ifade etti.
Uluslararası Topluma Çağrı
Esendağlı, uluslararası topluma seslenerek, Kıbrıs Rum tarafını, Kıbrıslı Türkler ve yabancı yatırımcılara yönelik tutuklamalar ve gerilimi artıran eylemlerden vazgeçmeye teşvik etmelerini istedi. Ayrıca, Şimon Aykut ve diğer iş insanlarının haksız yere tutuklanmasının temel insan haklarına aykırı olduğunu vurguladı.
Eylemin sonunda, Hakların Korunması İnisiyatifi olarak uluslararası hukuka bağlı kalacaklarını ve Kıbrıslı Türklerin varlığını tehdit eden her türlü girişime karşı duracaklarını belirten bir açıklama yapıldı.
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır. (0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş Yap
Henüz bildirimin bulunmuyor.