Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırıyoruz. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. Veri politikamız ile ilgili aklınıza takılan tüm soruları iletişim formu üzerinden bizlere sorabilirsiniz.
Gündemi yakala, kullanıcıların ve yazarların haberlerini takip et!
Son Dakika
Yemek Tarifleri
Diğer
Gazeteler
Bölgelere Göre
İnteraktif
Bağlantılar
Siyasiler
Bizi Takip Edin
Yayın: 25.01.2025 - 09:44
Güncelleme: 25.01.2025 - 03:23
3975 kez okundu
Hasipoğlu, Rum Yönetimi’nin hem yoğun silahlanma çabalarının hem de tek taraflı Navtex yayınlarının bu durumu net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.
Hasipoğlu, GKRY’nin Doğu Akdeniz’de Türk kıta sahanlığına yakın bölgelerde sondaj amacıyla Navtex yayınlamasını ve sondaj çalışmalarına başlamasını değerlendirdi. Bu adımları, mart ayında düzenlenmesi planlanan çok taraflı görüşmeler öncesinde olası uzlaşı zemininin kasıtlı olarak baltalanması olarak yorumladı.
UBP Genel Sekreteri, yazılı açıklamasında Birleşmiş Milletler’in (BM) Kıbrıs meselesine dair son tespitine atıfta bulunarak, iki taraf arasında ortak bir zemin bulunmadığının altını çizdi. Hasipoğlu, federasyon modeli üzerinde ilerlemenin artık mümkün olmadığını, dolayısıyla iki devletin işbirliğine dayalı yeni bir görüşme sürecine odaklanılması gerektiğini belirtti.
Hasipoğlu, bu süreçte Rum tarafının gerilimi tırmandırmaya yönelik adımlar attığını ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:
“Bugün geldiğimiz noktada kapsamlı bir çözüm ve ortaklık yapma ihtimali giderek azalmış durumda. Bu nedenle, işbirliği seçeneklerinin iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak Rum tarafı, ortamı gerecek adımlar atmaya devam ediyor ve müzakere zemini oluşturmaya yönelik bir çaba sergilemiyor.”
Hasipoğlu, ada çevresindeki doğal kaynakların her iki tarafın da çıkarına hizmet edebilecek önemli bir unsur olduğuna dikkat çekti. Ancak Rum tarafının tek taraflı yaklaşımlar sergilediğini ifade ederek, şunları söyledi:
“Rum Yönetimi’nin, ‘istediğim yerde sondaj yaparım, Türkiye’ye ya da Kıbrıs Türk tarafına danışmam’ anlayışı, tek egemenlik iddiasından öteye geçememektedir. Oysa müzakere dönemlerinde doğal kaynakların hakkaniyet çerçevesinde kazan-kazan felsefesiyle yönetilmesi gerektiği yönünde pozisyonumuzu hep koruduk. Buna rağmen, Rum tarafında işbirliği ve paylaşım anlayışı maalesef oluşmamıştır.”
Hasipoğlu, Türkiye Savunma Bakanlığı’nın Güney Kıbrıs’ın Türkiye kıta sahanlığına yönelik ihlallerine ilişkin yaptığı açıklamayı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) hak ve çıkarlarının kararlılıkla savunulmaya devam edeceği yönündeki açıklamanın önemine dikkat çekti.
Hasipoğlu, uzlaşmaz ve tek taraflı tutumların Doğu Akdeniz’de gerilimi artırdığını, ancak Türkiye ve KKTC’nin bu süreçte kararlılıkla haklarını savunmaya devam edeceğini ifade ederek sözlerini noktaladı.
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır. (0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş Yap
Henüz bildirimin bulunmuyor.