Türkiye Cumhuriyeti’nin tavizsiz politikası: Kıbrıs

Türkiye, Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren Kıbrıs meselesini milli bir politika olarak kabul etti ve bu konuda uluslararası sahnede kararlı bir dış politika izledi. Bu politika, Kıbrıs Türklerinin soykırımdan kurtarılması ve kendi bağımsız devletlerini kurma sürecinde özgürlüklerini kazanmaları için önemli bir role sahipti.

Yayın: 22.10.2023 - 14:27

139 kez okundu

Türkiye Cumhuriyeti’nin tavizsiz politikası: Kıbrıs

Osmanlı İmparatorluğu, 1571 yılında Venediklilerden Kıbrıs’ı ele geçirdi. Ancak, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Ruslara karşı kazanılan topraklardan biri olarak Kıbrıs’ı kaybetmek istemeyen Osmanlı Devleti, 1878’de adanın hükümranlık haklarını İngiltere’ye kiraladı, ancak haklar Osmanlı Devleti’nde kalmaya devam etti. Bu kira anlaşması sonucunda Türk askeri, adadan 307 yıl sonra ayrılmak zorunda kaldı.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti ile İngiltere farklı ittifaklarda yer aldı ve bu nedenle İngilizler, 1914 yılında Kıbrıs’ı tek taraflı olarak ilhak etti.

İngiliz sömürge yönetimi sürdüğü sırada, 1931’den itibaren Kıbrıslı Rumların adayı Yunanistan’a bağlama ve birleştirme çabaları arttı. Bu duruma karşı çıkmak isteyen Kıbrıs Türkleri, kendi haklarını koruma yolunda adımlar atmaya başladılar.

Kıbrıs meselesi, Yunanistan’ın 1954 yılında Kıbrıs’ın kaderini belirleme hakkını kullanarak Birleşmiş Milletler’e (BM) taşımasının ardından Türkiye’nin gündeminde daha fazla yer buldu. 1955 yılında Albay Grivas’ın EOKA terör örgütünü kurması ve Türklere karşı eylemlere başlaması, Türkiye’nin Kıbrıs meselesine daha fazla odaklanmasına neden oldu.

Türkiye’nin kararlı dış politikası ve Kıbrıs Türklerinin Yunanistan’a bağlanma girişimlerine karşı direnişi, sorunun Türkiye ve Yunanistan arasında müzakere edilmesine olanak tanıdı. Bu sürecin sonucunda, 11 Şubat 1959’da Zürih ve Londra anlaşmaları imzalandı. Bu anlaşmalarla, Kıbrıs’ta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantisine dayalı olarak bir çözüm ve iki toplumun ortaklığı sağlandı. Ayrıca Türkiye, Kıbrıs’ta İngiliz ilhakından 45 yıl sonra garantörlük hakkını kazandı ve bir Türk askeri birliği Kıbrıs’ta konuşlandırıldı.

1959’da İngiltere’den bağımsızlığını kazanan Kıbrıs Adası’nda, iki toplumun ortaklığına dayalı olarak 1960’ta “Kıbrıs Cumhuriyeti” kuruldu. Ancak, 1963 yılında uygulamaya konulan Akritas Planı ile Türkler yönetimden uzaklaştırıldı ve ardından katliam ve sistematik Rum saldırılarına maruz kaldılar. Türkiye, Kıbrıs’taki Türklere karşı artan saldırılar karşısında 1964’te müdahale etme niyetini açıkladı. Dönemin ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, Türkiye’ye müdahaleden kaçınma çağrısında bulundu, ancak Türkiye, Kıbrıs konusundaki kararlılığını sürdürdü.

1964 yılında, Erenköy ve çevresindeki köylere yönelik Rumların katliam girişimleri sonucunda Türkiye, bölgeye hava harekatı düzenledi. Bu müdahale sırasında Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel şehit oldu.

Yunanistan’da iktidarda bulunan askeri cunta yönetiminin desteklediği EOKA terör örgütü lideri Nikos Sampson, Ada’yı Yunanistan’a bağlama amacıyla “Kıbrıs Cumhuriyeti” Başkanı olan Makarios’a karşı bir darbe gerçekleştirdi. Bu olayın ardından, Türkiye, Ada’daki Türklerin güvenliğini sağlama amacıyla 20 Temmuz 1974 tarihinde Barış Harekatı’nı başlattı.

1963 ile 1974 yılları arasında 9 yıl boyunca toplu katliamlara, sürgünlere ve sistematik baskılara maruz kalan Kıbrıs Türkleri, Türkiye’nin Barış Harekatı sayesinde kendi bağımsız devletlerini kurma yolunda ilerlediler.

Harekatın hemen ardından, 1975 yılında ilan edilen Kıbrıs Türk Federe Devleti, 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak yerini aldı.

Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Türkiye, Kıbrıs Türklerine sürekli destek sağlama yolunda kararlı bir tutum sergiledi.

1925 yılında Lefkoşa ve Larnaka şehirlerinde konsoloslukların açılması, Türkiye’nin Kıbrıs’a olan ilgisini yansıtan önemli bir adımdı ve aynı zamanda Cumhuriyet’in ilk dönemde yurtdışındaki temsilcilikler arasında yer aldı.

Türkiye, Ada’daki Türklerin eğitimini desteklemek amacıyla Kıbrıs’a öğretmenler gönderdi. Aynı zamanda 1923 yılından itibaren Kıbrıslı Türklere Türkiye’de eğitim imkanları sunularak, kültürel bağlarının yeniden tesis edilmesine katkıda bulundu.

Kıbrıslı Türklerin EOKA terörüne karşı korunması ve savunulması için Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) üyelerine Türkiye’de eğitim verildi.

1974 yılında gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Türkiye, KKTC’nin altyapısının inşası, güvenliğinin sağlanması, devlet teşkilatının oluşturulması, ekonomik, eğitim, kültür alanlarında güçlendirilmesi ve yeni devletin uluslararası alanda tanınması için önemli maddi ve manevi destekler sundu. Türkiye, Kıbrıs Türklerinin yanında durma ve onların kalkınmasına yardımcı olma konusundaki taahhüdünü sürdürdü.

Ersin Tatar: Türkiye Cumhuriyeti’ne minnettarız

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye’nin 29 Ekim’de 100. kuruluş yıl dönümünü kutlayacağını belirterek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı ve sonrasındaki devrimlerin Kıbrıs Türklerine bağımsızlık ve kendi devletlerini kurma konusunda ilham kaynağı olduğunu vurguladı.

Tatar, Türkiye’nin Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Kıbrıs Türklerine sürekli destek sağladığını ifade ederek, “Türkiye 1923’ten itibaren Kıbrıs’tan hiçbir zaman ilgisini kesmedi, Kıbrıs Türklerini asla yalnız bırakmadı. Bizler de gelecekte yeni bir dönemin başlayacağına inanarak, yine Türkiye ile bir arada olma umuduyla yaşadık. Türkler, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortakları olarak 1963’te silah zoruyla yönetimden uzaklaştırıldı. Kıbrıs Türk halkı 1974’e kadar 9 yıl boyunca direndi. Kıbrıs Türk halkı 1983’te KKTC ile kendi devletine kavuştu. Türkiye’nin destek olmadan, bu başarıları elde edemeyecektik.” dedi.

Ayrıca, Tatar, Türkiye’nin Kıbrıs Türklerine her alanda yardım ettiğini ve desteklerini esirgemediğini belirterek, Türkiye’ye minnettar olduklarını ifade etti.

Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıl dönümünün yanı sıra KKTC’nin kuruluşunun 15 Kasım’da 40 yılını ve 20 Temmuz’da Kıbrıs Barış Harekatı’nın (Mutlu Barış Harekatı) 50. yılını kutlayacaklarını da sözlerine ekledi. “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıl dönümünün mutluluğunu yaşıyorum. Kıbrıs Türk halkı da bunun mutluluğunu yaşıyor. Bu vesileyle şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize de şükran duygularımı iletiyorum. Cumhuriyet’imizin 100. yılı kutlu olsun.” dedi.

Yorum Yaz

Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır. (0)

Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş Yap