Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırıyoruz. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. Veri politikamız ile ilgili aklınıza takılan tüm soruları iletişim formu üzerinden bizlere sorabilirsiniz.
Gündemi yakala, kullanıcıların ve yazarların haberlerini takip et!
Son Dakika
Yemek Tarifleri
Diğer
Gazeteler
Bölgelere Göre
İnteraktif
Bağlantılar
Siyasiler
Bizi Takip Edin
Yayın: 07.12.2023 - 12:38
Güncelleme: 07.12.2023 - 13:36
415 kez okundu
Toros, Kıbrıs barış sürecindeki çıkmazın aşılabilmesi için Birleşmiş Milletler zeminine dönülmesinin şart olduğunu vurguladı.
Toros’un açıklamalarına göre, konuşmasında Kıbrıs’ın barış tesis sürecindeki zorluklara değinen Toros, birleşmenin ve bütünlüğün korunmasının önemine dikkat çekti. “Ortak yurtta” özlenen kalıcı barış ve gerçek demokrasi için birleşmenin zaruri olduğunu belirten Toros, “Kıbrıs’ımız bölünemeyecek kadar küçük, içinde tüm toplumları barış içinde barındırabilecek kadar büyüktür!” ifadelerini kullandı.
Toros, Kıbrıs sorununun tarihinin en derin çıkmazına girdiğini ve çözüm sürecinin sonuçsuz kaldığını ifade etti. Özellikle 2004 Annan Planı, 2008 Talat-Hristofias süreci ve 2017’deki Kıbrıs konferanslarının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünün derinleşerek devam ettiğine işaret etti.
Toros, Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de yaşanan jeopolitik sorunların merkezinde olduğunu belirterek, Rum Yönetimi’nin Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlandırması anlaşmaları ve petrol-doğal gaz arama faaliyetleri konusundaki girişimlerini eleştirdi. Bu bağlamda, Kıbrıs sorununun çözülmesinin bölgedeki deniz yetki alanları sorunlarını da çözebileceğini ifade etti.
BM Güvenlik Konseyi kararlarına, parametrelere ve Crans-Montana’da varılan yakınlaşmalara bağlı kalmanın önemine vurgu yapan Toros, resmi müzakerelerin BM zemininde devam etmesi gerektiğini belirtti. Toros, çözüm sürecinin uluslararası boyutlarının da önemsenmesi gerektiğini ifade etti.
Toros, açıklamasında ayrıca karma evliliklerden doğan çocuklara vatandaşlık verilmesi gerekliliğine ve bu durumun hak ihlali olarak algılanması gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca, kamuoyu araştırmalarının statükonun sürdürülebilir olmadığını gösterdiğini ve resmi müzakerelerin BM zemininde daha fazla gecikmeden sonuç odaklı olarak devam etmesi gerektiğini söyledi. Son olarak, Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilişkilerinin normalleştirilmesinin ve Kuzey Kıbrıs’ın AB müktesebatına entegrasyon hazırlıklarının başlatılmasının önemine işaret etti.
Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır. (0)
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş Yap
Henüz bildirimin bulunmuyor.