Kudret Özersay: Petrol ve doğal gaz konuların’da Azerbaycan’ın tecrübesinden yararlanmamız gerekiyor

HP Genel Başkanı Kudret Özersay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Azerbaycan arasında, özellikle enerji sektöründe iş birliği fırsatlarına dikkat çekti ve "Biz KKTC olarak Azerbaycan'ın bu alandaki deneyimlerinden istifade etmeliyiz" şeklinde ifade etti.

Yayın: 24.10.2023 - 18:53

115 kez okundu

Kudret Özersay: Petrol ve doğal gaz konuların’da Azerbaycan’ın tecrübesinden yararlanmamız gerekiyor

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de farklı üniversitelerde konferanslar verdi ve Azerbaycan’daki televizyon kanallarına röportajlar verdi.

Azerbaycan ziyareti sırasında HP lideri Özersay’a, HP Merkez Yürütme Kurulu üyesi Ali Çırakoğlu eşlik etti. Özersay, Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi, Hazar Üniversitesi ve ADA Üniversitesi’nde temaslarda bulunarak konferanslar düzenledi.

Ayrıca, Halk Gazetesi, devlet televizyon kanalı AzTV ve APA medya grubu gibi medya kuruluşlarında canlı yayınlara katılarak röportajlar verdi. Özersay, Türk Birliği Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte “Yeni Küresel Gelişmeler Işığında Azerbaycan ve KKTC’nin Kader Ortaklığı” başlıklı bir konuşma da gerçekleştirdi.

Özersay’ın yaptığı açıklamaya göre, Azerbaycan ziyareti sırasında KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki gözlemci üye statüsüne vurgu yaptı. Özersay, “Evet, geçmişte İslam İşbirliği Teşkilatı ve Ekonomik İşbirliği Örgütü’nde gözlemci üye olduk, ancak kendi adımızla, yani ‘KKTC’ olarak değil. O iki örgütteki gözlemci statümüz ‘Kıbrıs Türk Devleti’ adıyla olmuştu.

Uluslararası hukukta böyle bir ilişkinin kurulması en fazla bir ‘varlığını kabul’ (acknowledgement) olarak değerlendirilebilirdi. Ancak şimdi Türk Devletleri Teşkilatı’nda KKTC adıyla gözlemci üye olarak kabul edildiğimiz için ve teşkilatın kurucu belgesi olan Nahçıvan Anlaşması’nın 16. Maddesi devletlerin gözlemci olmasından bahsettiğinden, burada yeni bir durum söz konusu.

Bu, uluslararası hukukta üstü kapalı bir tanıma (implied recognition) benzer bir durumu ortaya çıkarmıştır. Elbette ki tanıma tek taraflı bir hukuksal işlemdir ve farklı şekillerde ifade edilebilir.” şeklinde konuştu.

“Azerbaycan, KKTC konusundaki şantajdan artık kurtulmuştur.”

“Özellikle Azerbaycan’ın son dönemde Karabağ’da kazandığı zafer, kendi toprak bütünlüğünü yeniden sağlama konusunda büyük bir başarıya işaret etmektedir ve bu zafer Azerbaycan’ı KKTC meselesi bağlamında yaşadığı önemli şantaj baskısından kurtarmış ve özgürleştirmiştir.

Elbette ki Azerbaycan kendi dış politikasını belirleme hakkına sahiptir. Ancak artık Azerbaycan, Karabağ gibi başkalarının istismar edebileceği bir zayıf noktaya sahip değildir.

Karabağ konusundaki haklı mücadelesi başarılı olmuştur ve bu başarı, Azerbaycan’ın daha bağımsız bir şekilde kendi çıkarlarını koruyabileceği bir dış politika izlemesine olanak sağlayacaktır. Bu da Azerbaycan-KKTC ilişkilerini etkileyen yeni denge unsurlarından biridir.

Kuşkusuz, KKTC olarak uzun yıllar boyunca bazı zorluklarla karşı karşıya kaldık. Bir yandan bağımsız bir devlet olduğumuzu ilan ettik, ancak diğer yandan başka bir federal ortaklık devleti kurma amacıyla müzakerelere devam ettik.

Bu, tanınma taleplerimizin tutarlılığı açısından bir sorun oluşturuyordu. Evet, KKTC’nin bağımsızlık ilanı buna izin veriyordu, ancak diplomatik açıdan bu durumu açıklamak kolay değildi ve devlet olarak ilişkilerimizi geliştirme konusunda fazla ısrarcı olamıyorduk. Şimdi, bu konuda yeni denge unsurları ortaya çıktığını söylemiyorum, ancak son temaslarımız sırasında bu konuyu gözlemledik, diyebilirim.”

Tecrübesinden yararlanmalıyız

Özersay, KKTC ile Azerbaycan arasında özellikle enerji sektöründe iş birliği potansiyeline işaret ederek, Azerbaycan’ın ciddi bir petrol ve doğal gaz deneyimine sahip olduğunu belirtti. Özellikle Azerbaycan’ın devlet ve yabancı şirketlerin yatırımlarıyla ilgili bu deneyiminin önemli olduğunu vurguladı.

Ayrıca, Azerbaycan’ın Türkiye ile iş birliği yaparak bu enerji kaynaklarını uluslararası enerji piyasasına taşıdığını ve bu kapasitenin Doğu Akdeniz’i de doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti. Özersay, “Özellikle Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı vasıtasıyla Azerbaycan petrolünün Akdeniz’e ulaştığını” söyledi. KKTC olarak Azerbaycan’ın bu deneyiminden yararlanmaları gerektiğini düşündüğünü belirtti.

Çünkü bu kaynakların hem Kıbrıslı Rumlar hem de Kıbrıslı Türkler için olduğunun artık genel kabul gördüğünü belirtti. Bu nedenle, Türkiye ve TPAO ile birlikte Azerbaycan ile lisanslar açısından değil, aynı zamanda konsorsiyumlar açısından işbirliği yapmanın ve bu deneyimden faydalanmanın yollarını yaratıcı formüllerle bulmanın önemli olduğunu ifade etti.

Yorum Yaz

Yorumunuz minimum 10 karakter olmalıdır. (0)

Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş Yap